Her ne kadar PlayStation ekosistemindeki gamepad’ler daha fazla özellik sunuyor olsalar da en başta ergonomik nedenlerden dolayı Xbox ekosistemindeki gamepad’leri hep daha çok sevdim ve aynı zamanda kullandım. Bu seçimimde oyun oynama platformumun Windows PC olmasının da elbette ki yadsınamaz bir etkisi var. Sony ekosistemindeki gamepad’lerin Windows tarafına çok geç gelmesi, benim gibi birçok oyuncuyu sevseler de sevmeseler de Xbox tarafında tuttu.
Ben Xbox tarafını sevenler tarafındayım ifade ettiğim üzere ve ergonomi noktasında asimetrik stick konumlandırmasından vazgeçemiyorum net şekilde. Sony tarafındaki “adaptive triggers” özelliğinden bile yeğ benim için bu ergonomi meselesi.
Ancak günümüzde hemen her elektronik alette olduğu gibi gamepad’lerde de bariz bir kalite düşüşü söz konusu olduğundan, dahası Microsoft’un da Sony’nin de istedikleri ücretlere karşı gamepad’lerinde bazı şeyleri hala güncellememesinden (Sony bu noktada Microsoft’a karşı bariz üstündür) yeni ve üçüncü parti bir gamepad arayışına giriştim bir süre önce…
3 (+1) adayım oldu yaptığım araştırmalar neticesinde. İlki 8BitDo’nun Ultimate 2 modeliydi. İkincisi GameSir’ün G7 Pro modeliydi ve üçüncüsü (+1’i bile birlikte) Flydigi’nin Vader 4 Pro ve Apex 4 Wireless modelleriydi.
Ben gamepad ile ağırlıklı olarak yarış oyunları ve hikayeli casual oyunlar oynayan bir oyuncuyum. Kesinlikle FPS oynamıyorum ve dövüş oyunlarını da oldukça seyrek oynarım. Xbox uyumluluğunun yüksek olması demek PC uyumluluğunun da yüksek olması demek olduğundan bu da benim için önem arz ediyordu. Ek olarak, başka bir platformda oyun oynama planım da olmadığından gamepad’in birden farklı “input” desteği sunması benim için çok elzem değildi. Bu devirde bluetooth değil de gerçek bir kablosuz desteği sunuyor olmasını ve ayrıca şarj işlemi için de paket içeriğinde bir dock sunmasını da önemsiyordum.
Tüm bunları göz önünde bulundurduğumda tercihimi GameSir G7 Pro’dan yana kullandım. Resmi bir Xbox lisansına sahip olması, ergonomik açıdan Xbox Wireless Controller’a neredeyse çok benzemesi ve diğer detaylarıyla benim için biçilmiş kaftan oldu. Diğer adaylardan aklımda tek kalan, stick sertliğinin ayarlanabilmesi nedeniyle Flydigi ürünleriydi ancak her iki ürün de fiyat açısından hem GameSir’ün hem de 8BitDo’nun çok üzerinde olduğundan, bunu unuttum gitti bile.
Bu yazıda da, çok uygun bir fiyatlı olmadığından ötürü bu gamepad’i almak isteyip araştırma yapan sizlere yönelik bir inceleme – analiz sunmaya çalışacağım. Umuyorum faydalı olur.
Kutu İçeriği
GameSir G7 Pro’nun zengin sayılabilecek bir kutu içeriği mevcut. Gamepad’in kendisi, wireless dongle, docking station, gamepad’in üzerinde gelenin yanında yedek olarak iki farklı tasarıma sahip d-pad’ler, USB kablo koruyucu aparatı, 3 metre uzunluğunda hem kalın hem de örgülü muhteşem bir USB kablosu ve 1 aylık Xbox Game Pass Ultimate üyelik kodu çıkıyor kutu içerisinden.

Ürünün stick’leri çıkarılabiliyor olsa da farklı tasarıma sahip bir ya da birden fazla stick ya da ön paneli değiştirilebiliyor olmasına rağmen daha farklı tasarıma sahip bir ön panel kutu içerisinde bulunmuyor. Ancak bildiğim kadarıyla stick’ler için bir şey diyemesem de farklı tasarımlı ön panel seçenekleri hala daha üretici tarafından sunulmuş değil ücreti mukabilinde almak üzere. G7 serisinin bir geçmişi olsa da G7 Pro’nun yeni bir gamepad olduğuna bu noktada dikkat çekmem gerek.
Gamepad’in Kendisi
G7 Pro’nun spesifikasyonunun etkileyici olduğunu söyleyerek başlayayım söze. Stick’lerde GameSir’e ait Mag-Res™ TMR stick sensörleri mevcut ve bu sensörlerden gelen veriler 12-bit’lik ADC çipler tarafından işleniyor. Bu şekilde toplamda 4096 basamak bir çözünürlüğe ulaşılıyor ve hassasiyet inanılmaz artıyor.
Trigger’larda hall effect sensörleri mevcut. Ek olarak trigger’ların ikinci modu’nda ise mikro switch’ler mevcut.
D-Pad yine mikro switch’ler ile donatılmış durumdayken ABYX tuşları ise optik mikro switch’lerle donatılmış durumda.
Standart tuş yerleşimine ek olarak ikisi üstte ikisi de tamamen arkada olmak üzere dört adet ekstra tuş bulunuyor.
Dört adet titreşim motoru bulunuyor (ikisi klasik rumble motor ikisi ise trigger’larda impulse trigger motorları).
1200mAh kapasiteli bir pil ve ek olarak 3.5mm ses jack’ına da sahip.
Hem kablolu hem kablosuz bağlantı seçeneklerinde 1000Hz polling rate değeri mevcut.
Son olarak, gyroscope da mevcut.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu spesifikasyonda çok az bir eksik var. Ekstra tuş sayısı iki üstte dört arkada olmak üzere toplam altıya çıkarılabilirmiş ve de stick hassasiyeti ayarlanabilir hale getirilebilirmiş. Ancak bunların olması durumunda fiyat anlamında çok daha farklı bir şeyle karşılaşmak da işten bile olmazdı. Konuyu bu açıdan da düşünmek gerekiyor…
Bağlantı Seçenekleri
G7 Pro’yu hem kablolu, hem kablosuz hem de bluetooth üzerinden kablosuz şekilde kullanabiliyorsunuz ancak bazı kısıtlamaların olduğunu da bilmeniz gerekiyor.
PC tarafında hem kablosuz hem kablolu bağlantı seçenekleri mevcut.
Xbox konsolunda (maalesef) sadece kablolu bağlantı seçeneği var. Bunun nedenini aşağıda “almadan önce bilmeniz gerekenler” kısmında açıklayacağım.
Android tarafında ise bluetooth ile kablosuz bağlantı mevcut.
Kalite, Hissiyat ve Kullanım
Özellikle benim gibi Xbox Wireless Controller’dan geçiş yapan biri için G7 Pro’nun kesinlikle çok daha lüks ve kaliteli hissettirdiğini söylemeliyim. Kolların arka bölümünde bulunan kauçuk tutma yapısı, ön bölümdeki yine aynı desene sahip ancak plastiğe lazerle işlenmiş yapıyla beraber harika bir tutuş hissi sağlıyor. Ağırlık ve büyüklük de oldukça ideal. Gıcırdama, oynama gibi insanı uzun vadede sinir eden hiçbir şey yok. Özellikle değiştirilebilir ön panel parçalarında bu oynama olabilir diye düşünüyordum ancak sapasağlam duruyorlar ve zamanla bu değişecek gibi de değil.
Wireless dongle’ını docking station’a takıyor ve docking station’ını da USB kablosuyla bilgisayar bağlıyorsunuz, her şey hazır hale geliyor. Ön tanımlı olarak gamepad’i docking station’a oturttuğunuzda kapanarak otomatik olarak şarj olmaya başlıyor ve gamepad’i elinize aldığınızda direkt olarak açılıp oyuna hazır halde oluyor. Bu davranışı dilerseniz GameSir Nexus uygulaması üzerinden değiştirebiliyorsunuz.
Uygulama demişken… G7 Pro’nun her ayarı GameSir Nexus uygulaması üzerinden yönetiliyor. Bu uygulamayı Microsoft Store’dan ücretsiz bir şekilde indirip kurabiliyorsunuz bilgisayarınıza. Gerçekten çok geniş bir ayar yelpazesi mevcut ancak en önemlisi, uygulamayı açık tutmak zorunda olmamanız. GameSir Nexus üzerinden yaptığınız ayarların tümü gamepad’inizin iç hafızasına kaydediliyor ve siz bir daha değiştirinceye kadar o şekilde kalıyor. Kısacası uygulamaya sadece bir ayarı değiştirmek ya da güncelleme yapmak için ihtiyacınız oluyor.
Kullanım noktasında, özellikle bilgisayar açısından konuşmak gerekirse, başlangıç için yapmanız gereken hiçbir şey yok çünkü G7 Pro lisanslı bir Xbox gamepad’i olduğundan Windows bilgisayarınız doğrudan bir Xbox gamepad’i bağlanmış gibi hareket ediyor. Bir sürücü kurma, vb. hiçbir şeyle uğraşmıyorsunuz. Her şey bu haliyle bile oyuna hazır oluyor yani. Ancak bu seviyede bir gamepad almışken ayarlarını kendinize göre özelleştirmemek olmayacağı için GameSir Nexus ile ayarlarınızı ve atamalarınızı yapmanızı şiddetle öneriyorum.
Performans açısından ise şöyle izah etmeliyim konuyu: G7 Pro’yu almadan önce kafamda “acaba gereksiz bir harcama mı yapıyorum” gibi bir soru vardı. Neticede elimde bir Xbox gamepad’i vardı ve bir gün yaşayacak olsam da henüz stick drift gibi problemlerden mustarip de değildim. Ancak, çok samimi olarak diyeceğim ki, iyi ki almışım. Çünkü hem stick’lerdeki TMR sensörleri hem de trigger’lardaki hall effect sensörleri, benim için bir anlamda devrim oldu.
Yukarıda özellikle yarış oyunları oynadığımı belirtmiştim. Tur sürelerim bariz şekilde kısaldı. Kullandığım araçlarla viraj dönerken apex çizgisini artık rahat bir şekilde tutturabiliyorum. Hem pratik olarak sıfır deadzone sayesinde hem de yüksek hassasiyet sayesinde oynadığın oyunlardan aldığım zevk gerçekten arttı. Daha ne denilebilir, bilmiyorum…
Tuşlarda ve D-Pad’de bulunan switch’ler ilk etapta beni çok enterese etmemişti aslında. Yani olsa da hoş olmasa da hoş bir durumdu ancak onların da hem oyunu hem de konforu fazlasıyla artırdığını söyleyebilirim. Bunun yegâne sebebi elbette hassasiyet ve geri bildirim. Tuşlara gerçekten bastığınızı anlayabiliyor olmanız pekâlâ fark yaratıyormuş.
Ekstra dört tuşun yerleşimi de oldukça güzel ve oyun sırasında yadırgamıyorsunuz hiçbir şekilde. Ayrıca arka tarafta bulunan iki tuşu da kullanmadığınız zamanlarda kilitleyebiliyor olmanız oldukça basit ancak konforu artıran harika bir düşünce.
Ben G7 Pro’yu dediğim gibi Windows PC’de ve sadece kablosuz olarak kullanıyorum. Benim için herhangi bir gecikme kesinlikle söz konusu değil. Bunu profesyonel olarak ölçen içerik üreticilerine rast gelirseniz G7 Pro’nun hem kablolu hem de kablosuz olarak gerçekten muhteşem gecikme değerlerine sahip olduğunu da görebilirsiniz.
Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler
Her ne kadar Xbox lisanslı da olsa, bu benim sahibi olduğum ilk üçüncü parti gamepad’di ve süreçte bazı şeyleri öğrenmiş oldum. Açıkçası bazıları biraz dudak bükmeye sebep olabilecek şeyler olsa da bunları aktarmak boynumun borcu:
- Lisanslı bir Xbox Gamepad’inde Nasıl Kablosuz Xbox Bağlantısı Olmaz?
Aslında bu sorunun cevabı lisans ücretinde gizli. G7 Pro sık sık ifade ettiğim üzere lisanslı bir Xbox gamepad’i ancak kablolu bağlantı için ayrı kablosuz bağlantı için ayrı lisans ücretleri söz konusu olduğu düşünülüyor topluluk tarafından. Nitekim G7 Pro’nun Xbox’a kablosuz da bağlanabilen sürümleri de piyasaya sürüldü ancak bunlar normal G7 Pro’dan bariz bir şekilde daha pahalılar. Kısacası, G7 Pro sahibi olup Xbox’da kablosuz bağlantıyla oyun oynamak istiyorsanız “Zenless Zone Zero Edition” ya da “Wuchang: Fallen Feathers Edition” gibi modellerine yönelmeniz gerekiyor.
- Ekstra Tuşları Oyunlarım Tanımıyor
Bu, bir diğer Xbox, daha doğrusu Xinput kısıtlaması. Xbox ekosistemindeki Xbox Elite Series gamepad’leri yine Xinput arabirimini kullanıyor olsalar da yazılım bazında daha farklı muamele gördüklerinden üzerlerinde ekstra tüm tuşlar çalışıyor. Ancak belli ki Microsoft, Xbox lisanslamasında Elite katmanını devre dışı bıraktığında ekstra tuşları Xinput üzerinden direkt, native olarak kullanmak mümkün olmuyor. Bu ekstra tuşları, GameSir Nexus uygulaması üzerinden atayarak kullanabilmek seçeneklerinizden birisi. Mesela ben arkadaki iki tuşu stick basışlarına eşleştirdim ve bu şekilde stick’lere basmak yerine o tuşları kullanıyorum.
Bir diğer seçenek ise Steam Input dâhil üçüncü parti arabirim yazılımlarını (reWASD) kullanmak ancak Steam Input konusu bizi bir diğer konuya getiriyor…
- Steam Input Desteği Var mı?
G7 Pro, Steam tarafından şu an için olması gerektiği üzere bir Xbox gamepad’i olarak tanınıyor. Ancak GameSir’ün Steam Input için çalıştığı söylenegelenler arasında. Bu destek gelir mi, gelirse ne zaman gelir, şu an için bir şey söylemek zor.
- Steam Input Yoksa Gyro Çalışabiliyor mu?
Doğrudan yani native olarak değil. Xinput arabirimine gyro gelmiş değil (evet, hala daha değil). G7 Pro da bu yüzden gyro’yu emülasyonla sunabiliyor. Hoş, Steam Input da aslında aynı yolu izliyor yani emülasyon yapıyor ancak şu an için G7 Pro, Steam Input tarafından olduğu gibi tanınmadığı için, bu gamepad’i almak ve gyro kullanmak isterseniz GameSir Nexus’un emülasyonunu kullanacaksınız demektir. Topluluğa bakıldığında, örneğin Battlefield 6 oynayıp bu emülasyondan son derece memnun kalanlar da var, genel olarak pek memnun kalmayanlar da var… Gyro sizin için önemliyse, araştırmanız gerekiyor bu konuyu.
- Android’de Bluetooth ile Native Olarak Gyro Denesek?
Maalesef, bu mümkün değil. G7 Pro’daki gyro desteği “PC Only (sadece PC)” olarak ayarlanmış durumda. Bluetooth ile bile bağlanıyor olsa, G7 Pro kendini her halükarda bir Xbox gamepad’i olarak tanıtabiliyor. Dolayısıyla o şekilde muamele görüyor Android tarafından da.
- Sağ Trigger’daki Mikro Switch Konusu
G7 Pro ile ilgili kronik diyebileceğimiz bir sorun bildirimi yapılıyor topluluk içerisinde: Trigger’ları mikro switch moduna alıp kullanmaya başladıktan sonra özellikle ateş etme tuşu olan sağ trigger’da problem yaşayan kayda değer sayıda insan var.
Bazı meraklı kullanıcılar gamepad’in içini açarak sorunun tam olarak neyden kaynaklandığını bulmaya çalışmışlar ve görünen kadarıyla trigger’lardaki mikro switch’leri tutan yapının oldukça hassas olduğunu, oyunun heyecanıyla sağ trigger’a hızlı ve sert basıldığında bu yapının bozulduğunu keşfetmişler.
GameSir, bu sorunu yaşayan kullanıcıların hepsinin ürünlerini değiştirmiş. Ellerine yeni ürün gelenlerin sorunu tekrar tekrar yeni ürünlerinde yaşadıkları da görülmüş, vs…
Böyle bir durum var ve farkında olmalısınız. GameSir belki bu kadar geri bildirimden sonra yapısal bir değişikliğe gitmiştir sessizce ya da üstünde durmamıştır, bunun için bir şey söyleyebilmek mümkün değil. Bir de gerçekten şu var ki bu sorunu yaşayan kullanıcıların “az bir şey sert bastım aslında” dediği, sonuç itibariyle plastik bir yapının kaldıramayacağı kadar sert bir darbe de olabilir yani bu aslında bir sorun değil bir kullanıcı hatası da olabilir. Bilemeyiz, her şey mümkün.
Kısacası G7 Pro’yu özellikle FPS oyunları oynamak için alacak ve trigger’larda sürekli mikro switch’leri kullanacaksanız, böyle bir şeyin yaşanabiliyor olduğunu bilmelisiniz.
Örneğin ben gamepad’i kesinlikle bu amaçla kullanmayan biri olarak bu durumu hiç önemsemiyorum. Gamepad’i aldığımdan beridir bir defa trigger mikro switch’lerini çalışıyor mu diye denedim, öyle de bıraktım.
- Impulse Trigger Titreşim Motorları ve 1000Hz Polling Rate Sorunsalı
Xbox ekosisteminin alamet-i farikası olan “impulse trigger” motorları, lisanslı bir ürün olduğundan dolayı G7 Pro’da mevcutlar. Ancak polling rate değerini 1000Hz’e çıkardığınız zaman GameSir Nexus uygulaması size “impulse trigger motorları native olarak kullanılamayacak” uyarısı veriyor.
Bunun da sebebi, tahmin edebileceğiniz üzere yine Xinput kısıtlamaları. Polling Rate gamepad ile bilgisayar arasındaki trafiği kalabalıklaştıran bir etmen ve bunu artırdıkça haliyle bu trafiğin geçtiği yol üzerinde (bandwith) yeteri kadar yer kalmıyor. Dolayısıyla 1000Hz değerinde polling rate’in kaplayacağı yeteri kadar alanı açabilmek için impulse trigger’lardan feragat edilmiş.
Yani bu mantıklı sayılabilir bir noktada. Bu haberleşme içerisine ses aktarımı bile dahil neticede.
Benim senaryomda durum şöyle: Benim için impulse trigger’lar önemli çünkü Forza Horizon 5 ya da The Crew Motorfest gibi oyunlarda lastiğin anlık durumunu anlamama yarıyor. Patinajda mıyım, aracım kayıyor mu ya da ABS devreye girdi mi, bunları anlıyorum bu yolla. Dolayısıyla 1000Hz polling rate kullanmıyor, 500Hz polling rate kullanıyorum. Aşırı derecede rekabetçi bir ortam da söz konusu olmadığından bana fazla fazla yetiyor. Ancak rekabetçi bir FPS oynuyor olsaydım, impulse trigger’lara zaten pek ihtiyacım olmazdı ve dolayısıyla 1000Hz polling rate değerine yükselip impulse trigger’ları da gönül rahatlığıyla devre dışı bırakırdım.
- Ürünü Aldım Ancak Trigger’larda/Switch’lerde İnanılmaz Deadzone Mevcut
Endişelenmeyin, bu çok normal bir şey. Özellikle yazılım güncellemelerinden sonra meydana gelebilecek bu düzensizlik “manual calibration” yöntemiyle takribi 10 saniyede çözüme kavuşturuluyor.
Gerek TMR gerekse de hall effect sensörler manyetik yapılar olduğundan arada genel olarak da sıfırlanmaya ihtiyaç duyarlar (çünkü manyetik alanlar dış etkenlerden etkilenmese bile başka manyetik alan yaratan şeylerden etkilenebilirler). Yazılım güncellemelerinden sonra algoritmalarda değişiklik oluşabildiğinden zaten sıfırlanmaları gerekir. Bunun için GameSir’ün oldukça basit talimatnamesini takip etmek yeterli:

Ezcümle, ben bu ürünü tavsiye ediyorum ve kendim için de iyi ki almışım diyorum. Her elektronik alette denilebileceği gibi dilerim uzun ömürlü ve sorunsuz bir ömrü olur hem benim için hem de sizler için.

Yorumunuzu Yazın